12 EYLÜL’LE HESAPLAŞAMAYAN

12 EYLÜL’LE HESAPLAŞAMAYAN

ERGENEKONLA HESAPLAŞAMAZ.

 

Kurucu baskani oldugum NİĞDE 78′liler DERNEĞİ’nin de içinde bulundugu DEVRİMCİ 78′LİLER FEDERASYONU’n dan gelen önemli oldugunu düşündügüm bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Sayın mehmet soytetir;

 

12 EYLÜL’LE HESAPLAŞAMAYAN ERGENEKONLA HESAPLAŞAMAZ.

 
Rejimin darbeci karakteri teşhir edilmeden ve yargılanmadan Ergenekon yargılamalarının yalnız başına bir anlamı olamaz. Bu temel yaklaşım sürecin her anına yedirilmediği zaman Ergenekon gibi yargılamalar darbe düzenini aklama ve esas sorumlularından hesap sorulmasını önleme çabalarına dönüşür. Böylece de sistem, gayya kuyusuna dönüşen karanlık ve kirli tarihinin üzerini örterken halklarımıza karşı suç işlemiş bir büyük mekanizmayı ve onu yaratan öteki büyük suçluları perdenin gerisinde tutarak ödüllendirir.

 

Emek ve demokrasi güçlerinin gerçek çıkarlarını savunan bir perspektifle ve bizzat bu güçlerin ödünsüz çabalarıyla, her tarafından kan damlayan bu kanlı perde ne zaman indirilirse, her birisi darbe rejiminin değişik bir anına tekabül eden 27 Mayıslar, 12 Martlar, 12 Eylüller, 28 Şubatlar, 27 Nisanlar, 8 Haziranlar, Ayışığı, Sarıkız, Atabeyler, Susurluk, Şemdinli, Yüksekova Ergenekon çeteleşmeleri ve provokasyonlarının ne için ve kimler tarafından ve kimlerin çıkarlarına hizmet etmek için gerçekleştirildikleri ancak o zaman ortaya çıkarılabilecektir.

 

 Darbe düzeninin bu kanlı tarihi gösteriyor ki, bütün darbeler emek ve demokrasi güçlerine karşı yapılmıştır. Hesabı da er ya da geç bu güçler egemenlerden soracaktır. İki yıldır sürüp giden Ergenekon davası hazırlıkları ve yargılamaları belirli bir siyasal gerilim hattında, iktidar güçlerinin kendi aralarındaki bir iktidar oyununa, amaç ise hesap sormaktan daha çok rejimi aklama çabasına dönüştürülmektedir.. Özellikle 12 Eylül faşizminin yaptıkları ve işledikleri suçlar ortadayken kim inanır Ergenekon’un yargılandığına? 12 Eylül darbecileri devlet güvencesi altında baş üstünde tutuluyorsa, yürürlükteki anayasa darbe anayasası ise, darbecilerin verdiği zararlar giderilmemişse, idam edilen devrimcilerin ailelerine yazdığı mektuplar bu gün bile hala verilmediyse kim inanır Ergenekoncuların yargılandığına? Belirli aralıklarla sürüp giden tutuklama furyalarının ve sansasyonel gelişmelerin gölgesinde yaşananlar gösteriyor ki, amaç darbecilerle hesaplaşmak değildir.

 

 Örneğin Ergenekon davasında tutuklanan ‘paşa’lar, 12 Eylül faşizminin koyu karanlığını emir komuta zinciri içinde sürdüren alt rütbedeki komutanlardır. Sicilleri incelendiğinde görülecektir ki, her biri ya bir ilin veya bir bölgenin sıkıyönetim komutanıdır, ya da kurmay kadro içinde, yardımcı görevinde bulunmuşlardır. Faşizm onların üstün görev anlayışları ve taltif bekleyen becerileri sayesinde dal budak sardı. Darbeyi ve darbeciliği içselleştiren bu kadro, sonraki süreçte darbecileri yargılama becerisini gösteremeyen bir ülkede, kendilerinden hiçbir gücün hesap soramayacağını düşündüler.

 

 TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. Maddesi nedeniyle darbeyi her zaman kullanacakları bir hak olarak gördüler ve öyle yetiştirildiler. Ve şimdi bu ‘yeni kuşak darbeci paşalar’, içeri atıldıklarından dolayı kendilerine haksızlık yapıldığını düşünüyorlar. 82 darbe Anayasası’nın geçici 15.maddesiyle başta Kenan Evren olmak üzere suçlular ve oluşturdukları suç örgütleri anayasal güvencelerle koruma altına alınmışsa, bir numarası Marmaris’te yalılarda, yatlarda keyif sürerken kendilerinin ‘VATAN GÖREVİ YAPARKEN’ niçin suçlu gibi yargılandıklarını düşünmeleri de anormal bir durum değildir. Zalimin kendini haklı gördüğü bu çarpık durumu yaşayan ve içine sindiren bir ülkenin çarpık demokrasinin suçuna ek olarak, hesaplaşmayı beceremeyenlerin de, bizlerin de bunda payımız olduğunu düşünmeliyiz.

 

Onlar da anlasınlar diye, yeni Ergenekonlar, yeni

 

12 Eylüller olmasın diye darbeciler yargılansın.

 

12 Eylül Anayasası kaldırılsın.

 

Gün gelecek devran dönecek darbeciler halka hesap verecek.

Mart 25, 2009 · idareci · No Comments
Posted in: Mehmet Soytetir

Leave a Reply