Eleştiri ve Eleştirinin Hedefleri:

29.11.2007 tarihihde yazmıs olduğum ” Eleştiri ve Eleştirinin Hedefleri” başlıklı yazı son günlerde kasabamızda yaşanan olumsuz tartışma ve eleştiri! denilen “saldırgan” anlayışlar nedeniyle yeniden güncelleştiği için bu köşede yayınlama gereği duydum.

Okuyunca bana hakvereceginizi umuyorum.

Eleştiri ve Eleştirinin Hedefleri:

Herhangi bir kişiyi, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlışlarını dile getirerek göstermek amacıyla yazılan kısa metinlere eleştiri denir. Eleştiri, hedeflenen öğeyi doğru ve yanlış yönleriyle tanıtmayı amaçlayabileceği gibi, bu öğenin doğru tanıtılmasını sağlamayı ve bir değerlendirmeyi de hedef alabilir.

Eleştiri denildiğinde hemen kötülemeyi, yanlış yönleri açığa vurmayı düşünmemek gerekir. Edebi ve edebi olmayan eleştirilerde sadece kötüleme yoktur. Bir kitabı, sinema filmini veya bir kişiyi eleştirerek okuyucuya konu hakkında daha net bilgi verebiliriz.

Bütün bu açıklamaları dikkate aldığımızda eleştiri, eleştirilen kişiyi veya konuyu geliştirmeyi hedef alır. Bu nedenle kişinin ya da konunun geliştirilmesinde görülen bilinçli- bilinçsiz tüm hatalar ve eksiklikler uygun bir dille ilgililerin bilgilerine yazılı veya sözlü sunularak hataların düzeltilmesi istenir.

Kişiyi veya bir işi kotarmak için başlatılan girişimi baltalamak, zayıflatmak, engel olmak ve karalamak için yapılan yazılı ve sözlü sataşmalara eleştiri denmez. Bu tür olumsuzluklara dense dense sataşma veya saldırı denir. Bu tür girişimlerin kimseye bir faydasının dokunduğu da görülmemiştir.

Bu nedenle eleştiri yapıcı olduğunda hem okuyucusuna hem de eleştiriye konu olan şeye olumlu katkı sunar.

Hatta yapıcı eleştiri kaçınılmaz ve öğrenmemizin de önemli yollarından biridir. Dolayısı ile bize yöneltilen bir eleştiri kendi gelişimimiz ve düşüncelerimizin doğruluğunu dayanıklılık testine tabi tutmamız için önemli bir fırsattır..

Bu açıklayıcı girişten sonra eleştirinin bir başka açıdan önemine dikkat çekmek gerekir. Her zaman sorulur, yazılır ve ısrarla ve inatla her fırsatta söylenir. Eleştiri nedir, nasıl olmalıdır ve nasıl yapılmalıdır. Eleştiri, olmazsa olmaz bir temel prensiptir ve öylede olmalıdır.

Eleştirisiz bir insan, toplum, ülke, uyumaya ve uyutulmaya, baskı altına alınarak sömürülmeye mahkûmdur.

Ancak eleştirinin de bir ahlakı, usulü, edebi ve tahrik edici yanı olmalıdır. İsterik, kavgaya dayalı, art niyetli eleştirilerle hiçbir yere varılamaz.
Hiç bir zaman amaçlanan sonuç alınamaz, alınmadığı da deneyimlerle anlaşılmış olmalıdır.

Maalesef, tarih gelecek nesillere, eleştiri niteliği kazanmaktan yoksun ve kendi varlığından başkasına saygı duymayan zırva koleksiyonları mirası bırakmıştır.

Toplumsal alışkınlıkların eleştiri sanatına olumlu ve olumsuz olarak yansıdığını günümüzde de yaşayarak görmekteyiz ya da tanıklık etmekteyiz.

Eleştiri, eleştiri niteliğine sahipse geliştiricidir.

Eylemci veya öncü, iyi bir eleştirmen sayesinde yanlışlarını görür, onları tekrarlamaz ve eğer mümkünse rotasını bu sayede düzeltir. Bu durumda sorumluluk sahibi bir eleştirmen, kalem oynattığı veya şifahi olarak konuştuğu konu hakkında derin bir bilgi birikimine sahip olması gerekmektedir.

Çünkü eleştirmen kasti hareket etmemeli, gelişmeleri tarafsız olarak gözlemleyerek sürecin başarısı için çırpınmalıdır. Eleştirmenin izlemesi gereken yol bu olmalıdır. Yapıcı eleştiri bunu gerektirir. Çünkü yapıcı eleştiri dost veya aynı hedefe yönelik bir programı olan güçler veya kişiler tarafından yöneltilir.

Karşı taraftan yapıcı eleştiri gelmez.

Onlar sadece tahribat için uğraşırlar.

Oysa yapıcı eleştiri geliştirici ve dostluğun aracıdır. Eleştirmen kalemini çok sivri kullanmaz ve hassas dönemlerde daha dikkatli olmayı bir sorumluluk sayar.

Tıpkı şu yaşadığımız süreçte olduğu gibi.

Bu süreçte niteliksiz, amaçsız ve yıkım misyonu üstlenmiş yöntemler eleştiri olarak sunulmaya çalışılmaktadır. Eleştiri ve saldırıyı ayırabildiğimiz sürece dostça düşmanca tavrı ayırmakta zorluk çekmeyiz, eleştiri kılıfı altında sataşma ya da saldırıda bulunanlara itibar etmeyiz. .

Egemenlik savaşı vererek itibar kazanma peşinde olan çok sayıda gurupçukların oluşması eleştiri sınırını aşarak saldırganlığa ortam hazırlamış ve bu gruplar kendi yetersizliklerini başkalarına saldırı ile örtme gayreti içine düşmüşlerdir.

Yapıcı eleştirilerle desteklenerek geliştirilmesi gereken iyi niyetli girişimler bu güç odaklarının saldırılarına maruz kalmaktadır.

Bütün bu olumsuzlukların ortadan kaldırılması, eleştirinin eleştiri niteliği taşıması, eleştiri ile saldırının ayırdın da olunması ve elbette ki eleştiri yöneltenin eleştiri yönelttiği konu hakkında somut bilgi sahibi olması ile mümkündür. Aksi takdirde herkes kendi durduğu yeri dünyanın merkezi sanmaya, Ulukışla’da bu olumsuzluktan nasibini almaya devam edecektir.

Mehmet Soytetir

soytetirm@hotmail.com

Kasım 5, 2008 · idareci · No Comments
Posted in: Mehmet Soytetir, Site yazarları

Leave a Reply